100 yıllık ama 10 yıl yaşamış bir ağaç parçasından masa yaptım kendime! 1 ömürlük yaşamımda 10 yıl yaşamış dantellerle bezeli bir masa! Düşündüm, karnımı doyurdum, mum yaktım tepesinde. Güneşten uzak kaldığı zamanları ısıtmak ve aydınlatmak için, hala oksijen üreten bu ağaca sığındım!
Şarkılar söyledim bazen, bazen hıçkıra hıçkıra ağladım. Bütün meseleleri enine boyuna yatırdım üstüne, projeler çizdim, başımı koydum! Zaman geçtikçe kıymeti artıyordu, zaman içinde kıymetini kaybediyordu! Bazen parlak bir gelecek için yolunuzu aydınlatırken, bazen geçmişi geride bırakıyordunuz.
Kendi yoluma güvenebilirim. Yoldaşlarımın yoluna güvenebilirim. Çünkü sonucu kimse bilemez ya da değiştiremez. Bu tek gerçektir. Karar vermek zorundasın. Bazı cıvatalardan medet umup, ömrünü uzatmak için daha çok sıkıştırmak sana göre değil. 100 yıl geçmiş ama aslında 10 yıl sürmüş hepsi bu!
Duvarda bir çatlak var. Aslında her yerde çatlak var! Ama bu duvar için bir şey değiştirmiyor! Duvar soğuk, sınırları belirliyor. Size ait olan bölümleri , size ait olmayan bölümlerden ayırıyor. Dili olsa konuşur derler ya! Duvar çatlıyor!
Masam da oturmuş bu kadar ömrümde kaç yıl yaşadım diye soruyorum. Kaç çatlak var bende! Kaç kez sızdırdım, o çatlaklardan!
Bu aralar yaşamak, yazmaktan daha kolay çünkü! Bazı kahinler, binlerce yıldır yaşanıyor diyor. Ne var ki bunda! Bazıları, aman boş ver gitsin. Eğlenmene bak diyor! Bazıları, nasıl yani bunları takmıyorsun dimi derken! Bazıları, aman tanrım çocuk musun sen diyebiliyorlar! Yoldan geçen arabalar bile yaygara yapıyorlar. Boş ver arkadaş bu sen misin hatırla diye! Teyipten!
100 yıllık ama 10 yıl yaşamak, herkesin harcı değildir!
Sağlıcakla!